American Wreckage
Poison in the Bloodline
Mutfaktaki sessizlik tarihin ikamet ettiği yerdir;
nesiller boyu süren utancın saklandığı, çatlak bir cam yansıması.
Acı ritüeli kırılgan bir fincanda aktarıldı bize;
içmeye mecbur bırakıldığımız o uyuşturucu miras.
İradenin yavaş, kimyasal teslimiyetini izledik,
hastalığın titreyişini, o yapay, dondurucu dinginliği.
KAN BAĞINDAKİ ZEHİR AĞIR, PASLI BİR ANAHTARDIR;
SADECE OLMAN GEREKEN KİŞİNİN ENKAZINI AÇAR.
BİZ, SONUNDA NASIL YAS TUTACAĞINI ÖĞRENEN NESİLİZ,
KLİNİK ENDÜSTRİYEL KOMPLEKS TARAFINDAN ÇALINMIŞ.
Kronik acıya zayıflık dediler, sonuca kusur dediler,
ölümcül yasayı tasarlayan klinik endüstriyi görmezden gelerek.
Damardan daha derine işleyen o sessiz çaresizlik,
sizi vahşi, kör edici bir gerilimle dolduran kimyasal bir sözleşme;
geçmiş kararların, geçmiş kederlerin, bırakmayan o döngü;
iç huzuru yok eden deliliğin melodisi.
KAN BAĞINDAKİ ZEHİR AĞIR, PASLI BİR ANAHTARDIR;
SADECE OLMAN GEREKEN KİŞİNİN ENKAZINI AÇAR.
BİZ, SONUNDA NASIL YAS TUTACAĞINI ÖĞRENEN NESİLİZ,
KLİNİK ENDÜSTRİYEL KOMPLEKS TARAFINDAN ÇALINMIŞ.
